Hayatı boyunca konuşmayan adam dile geldi…
dedi ki;Lan ozman bilirkişi çağıralım.
bir bilirkişinin aramızda napıcağını bilir bir kişi yoktu.çaresizdik.ama mecburduk.çağırdık.susan adamın planına göre;
-
eşyalarımızı satacaktık.fakat bu bilirkişi eşyalarımızı nasıl satacağımızı mı biliyordu yoksa kaç para edeceğini mi bilmiyorduk.sorduk.
bunlar kaça dedik.gülerek cevap verdi;sizin evinize gelip evinizi size satıyomuş gibi oldu hehe dedi.Bizimle nasıl konuşacağını bilmiyordu.çaresizdi.ama mecburdu.konuşmak zorundaydı.
gizlice hizmetçimize kaş göz yaptım mutfağa gelsene bi gibisinden.geldi mutfağa.
dedim ki;ben bu adamı öldürürüm….
hizmetçim ve ben aynı hain plana hizmet eden güvercinler gibiydik.onunla gurur duydum….güvercinler nası hain planlar yapıyomuş lan hehehe demeyin.henüz bende hain planlar yapan bir güvercin görmedim.zaten bizim hain planımızda güvercinlere bok atmakta vardı.rencide olmuş güvercinler;planın bir parçasıydı…
salona döndük…bilirkişi hariç herkes ölüydü.bilirkişinin elinde de pompalı tüfek vardı…meğerse bu hizmetçimle onun hain planıymış.
peki pompalı tüfeği nasıl susturdun be adam dedim.nası duymadık….
onları pıçakla öldürdüm..sırf sen içeri girdiğinde hoş bi görüntü olsun diye elimde pompalı tüfekle duruyorum dedi…
bende flaşlar patlamıştı…bu hain plan gözlerimin önünden akıp geçti.
susan adam kimse ona konuşmayı öğretmediği için susuyordu.hizmetçimiz ona konuşmayı hatta “lan ozman bilirkişi çağıralım” demeyi öğretmişti…benim boynumada hainlik muskası asmıştı gece uyurken.karanlık güçlerin etkisi altında ona kaş göz işareti yapıp mutfağa çağırmıştım.bütün bunlar neden peki..o kadar insan niye öldü.
bilmiyorum.
asıl planda buydu zaten.Bilirkişi bunun cevabını vermek için gelmişti.hizmetçim bana hayat dersi veriyordu.yıllar önce hizmetçimin çocuğu benim bir ihmalim yüzünden sabunlu su içerek hayatını kaybetmişti.Şimdi ödeşme zamanıydı..
salondaki eşyaları kenara çektik..